Bazen bir kelime ya da deyim, geleceğe dair koca bir vizyonun kapısını aralayabilir. “Yüzüne hasret” ifadesi de bunlardan biri. Bugün onu sadece geçmişin duygusal bir izi gibi görsek de, gelecekte bu ifadenin toplumsal, teknolojik ve bireysel hayatımıza nasıl yansıyacağını hayal etmek heyecan verici. Bu yazıyı, sizinle birlikte bir beyin fırtınası yapmak isteyen biri olarak samimi bir girişle başlatmak istedim. Yüzüne Hasret Ne Demek? Duygusal Bir Çerçeve Geleneksel olarak “yüzüne hasret” ifadesi, özlem, uzaklık ve ulaşamamanın duygusal ağırlığını anlatır. Birini görememenin acısını, varlığını hissetmek isteyip de mesafelerin engel olduğu anları tarif eder. Ama gelecek perspektifinden baktığımızda, bu sözün anlamı değişebilir mi?…
14 Yorum