Hastaneye Sevk Alınca Randevuya Gerek Var Mı? Hayatın bazı anlarında sağlıkla ilgili aldığımız kararlar, bir anlık panik veya belirsizlikle şekillenir. Mesela, bir gün aniden hastalanır ve hastaneye gitmeye karar verirsiniz. Ardından aklınıza gelen ilk soru: “Hastaneye sevk alınca randevuya gerek var mı?” Bu soru, günlük yaşamın karmaşasında birden fazla kez karşılaşılan, ancak pek çoğumuzun cevabını tam olarak bilemediği bir konu. Birkaç yıl önce hastaneler daha düzensizdi; ne zaman gitseniz, kapıda bekleyen bir kalabalıkla karşılaşırdınız. Ancak son yıllarda, randevulu sistemin yaygınlaşmasıyla işler biraz daha sistematik hale geldi. Peki, sevk alarak hastaneye gitmek gerçekten bir fark yaratıyor mu? Bu yazı, hem tarihsel…
Yorum BırakGünlük Notlar Yazılar
Hak Ne Demek? Toplumsal Yapılar ve Bireyler Arasındaki İlişkiler Herkesin hakları vardır, diyoruz. Ancak, “hak” ne demek gerçekten? Herkes için aynı anlamı taşır mı? Hakkın ne olduğu, toplumdan topluma, kültürden kültüre değişebilir mi? Birçok kişi, “hak” denildiğinde genellikle, başkalarının yapmamız gereken bir şey ya da bize ait olan bir şeyi engellememesi gerektiğini düşünür. Ancak bu kavramı daha derinlemesine düşündüğümüzde, toplumsal normlar, kültürel pratikler, cinsiyet rolleri ve güç ilişkileriyle nasıl şekillendiğini görmemiz gerekir. Bu yazı, hak kavramını, Toplum Dini ve Vakıf (TDV) perspektifinden ele alarak, toplumsal yapılarla ve bireylerin etkileşimleriyle nasıl biçimlendiğini inceleyecektir. Hak Kavramı: Temel Tanımlar TDV’ye göre “hak”, bireylerin…
Yorum BırakGTIP Nedir? Dış Ticaretin Edebiyat Perspektifinden Çözümlemesi Kelimeler, birer araçtır. Ancak çoğu zaman, sadece anlam taşıyan semboller olmanın ötesine geçerler. Onlar, toplumsal bağlamları, duyguları ve düşünceleri bir araya getiren kuvvetli anlatılardır. Gözlerimizin önünde her şey birer metne dönüşür. O yüzden bazen kelimelere bir kez daha bakmamız gerekir. Bu yazıda, dış ticaretin teknik bir unsuru olan GTIP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) kodlarına bakarken, kelimeler ve anlamlarının ne kadar derinlikli, dönüşümsel bir yapıya sahip olduğunu keşfedeceğiz. Edebiyatın bize sunduğu bakış açılarıyla, birer sayısal kod gibi görünen GTIP’i, aslında bir anlatı, bir karakter, bir sembol gibi ele alacağız. Her şeyin bir anlatısı olduğu…
Yorum BırakBüyük G Neyi Sembolize Ediyor? Toplumsal Yapılar ve Anlamlar Üzerine Sosyolojik Bir Bakış Birçok kültürde, semboller güçlü anlamlar taşır. Bir sembol, bir kavramı, duyguyu veya ideolojiyi temsil eden bir görsel veya işarettir. Ancak bazen bir sembol, kültürel ve toplumsal yapılarla o kadar iç içe geçer ki, onun gerçek anlamı, yüzeyin çok ötesine geçer. “Büyük G” sembolü, belki de en fazla tartışılan ve çok yönlü anlamlar taşıyan sembollerden biridir. Peki, büyük G gerçekten neyi sembolize eder? Bu sorunun yanıtı, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri, kültürel pratikler ve güç ilişkileri gibi derin sosyolojik konularla iç içe geçmiş durumdadır. Gelin, bu sembolün ardındaki katmanları…
Yorum BırakBioqaz: Doğal Bir Kaynağın Edebiyatla Buluşması Bir kelimenin gücü, derinliğinde saklıdır. Tıpkı bir anlatıcının elinde şekillenen bir hikayenin, her bir satırının zamanla okuyucunun zihin dünyasında dönüşüm yaratması gibi, kavramların da zaman içinde dönüşüp anlam kazandığı bir süreç vardır. Bazen, bir kelime ilk bakışta bir şeyin ötesini anlatır, bazen de içinden pek çok farklı katman çıkar. “Bioqaz” da tıpkı bu tür kelimelerden biridir; ilk bakışta doğa ve enerji arasındaki ilişkiyi işaret ederken, derinlemesine incelendiğinde yaşamın kendisiyle bağ kuran bir anlam yelpazesi sunar. Bu yazıda, kelimelerin gücü ve anlatıların dönüştürücü etkisini vurgulayarak, bioqazın ne olduğunu bir edebiyat perspektifiyle keşfedeceğiz. Bize sadece teknolojiyi…
Yorum Bırakİşlevselci Kuram Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, düşüncelerin en derin köklerine işleyebilir, duyguları şekillendirir ve insanı dönüştürür. Edebiyat, bu gücü en çok barındıran disiplinlerden biridir; bir metin, yalnızca sözcüklerin dizilimi değil, aynı zamanda içinde taşıdığı anlam katmanları ve kültürel dokularla okuru farklı dünyalara taşır. Bu anlamda, edebiyat bir toplumu ve bireyi tanıma aracıdır; metinler, farklı bağlamlar üzerinden insanlık durumuna dair kesitler sunar. Sosyolojideki işlevselci kuramı anlamak, edebiyatın anlam taşıyan yapısını kavramakla paralellik gösterir. Edebiyat, toplumsal yapılar ve işlevlerle nasıl ilişki kurar? İşlevselci kuramı edebi bir bakış açısıyla ele alırken, karakterler, semboller ve anlatı teknikleri aracılığıyla bu soruyu cevaplamaya…
Yorum BırakTunç Ne Renktir? Felsefi Bir Araştırma Hayatımızı şekillendiren sorular çoğu zaman basit gibi görünse de, derinlemesine inildiğinde anlamlarını yitirir, ya da belki bir başka anlam kazanırlar. Örneğin, “Tunç ne renktir?” sorusunu düşündüğümüzde, yalnızca bir renk arayışı içinde miyiz? Yoksa, bu soru, görsel algımızın ötesinde daha derin bir metafizik anlam taşıyor olabilir mi? Gözlerimiz neyi görürse görsün, bunun ardında ne vardır? Bu soru, sadece renklerin ne olduğunu değil, aynı zamanda gerçekliği algılama biçimimizi, doğayı ve insanın dünyayla ilişkisini sorgular. Felsefe, insanların dünyayı anlamaya çalışırken, her şeyin ötesinde “ne var?” sorusunu sormaktadır. Bugün, bu soruya felsefi bir bakış açısıyla, etik, epistemolojik ve…
Yorum BırakSufi İnancı Nedir? Antropolojik Bir Bakışla Sufi Geleneği Kültürlerin derinliklerine inmek, insanın ruhsal ve toplumsal yapısını anlamak için büyük bir keşif yolculuğudur. Farklı toplumların dini inançları, bir kültürün özünü anlamada en önemli anahtarlar arasında yer alır. Antropologlar için, dinin toplulukları birleştiren, kimlik oluşturan ve toplumsal yapıları şekillendiren etkisi oldukça büyüktür. Bu yazı, doğrudan batıdan doğuya, bireysel manevi arayışlardan toplumsal yapıları etkileyen inanç biçimlerine kadar uzanan Sufi inancını keşfetmeyi amaçlıyor. Sufi İnancının Temelleri Sufi inancı, İslam’ın mistik bir yorumu olarak ortaya çıkmış ve zamanla kendine has bir felsefi ve pratik öğreti geliştirmiştir. Sufizm, ruhsal olgunlaşma ve Tanrı ile birleşme amacını güder.…
Yorum BırakNişasta Yapımı ve Toplumsal Güç İlişkileri: Bir Siyasal Perspektif Yiyeceklerin temel bileşenlerinden biri olan nişasta, çok basit bir üretim süreciyle elde edilen bir madde gibi görünebilir. Ancak, nişasta üretimi ve bunun toplum üzerindeki etkileri, çok daha derin bir siyasal ve toplumsal yapıyı anlamamıza olanak tanır. Bir düşünün: Nişasta, sadece gıda sektörünün değil, aynı zamanda dünya ekonomisinin de önemli bir parçası. Tarımın temeli, buğday, mısır, patates gibi ürünlerin işlenmesi ve bunlardan elde edilen nişasta, aynı zamanda küresel güç ilişkilerini şekillendiriyor. Nişasta yapımının arkasındaki güç dinamiklerini anlamak, sadece biyolojik değil, toplumsal ve siyasal bir sorundur. Bu yazı, nişasta üretim sürecine dair analitik…
Yorum BırakMSÜ Öğrencisi Maaş Alır Mı? Pedagojik Bir Bakış Öğrenmek, insanın kendini yeniden inşa etmesinin, toplumsal ve bireysel dönüşümün en güçlü aracıdır. Bir öğrencinin akademik bir yolculuğa çıktığı an, sadece bilgi edinme sürecine girmekle kalmaz, aynı zamanda düşünme biçimi, dünya görüşü ve geleceği şekillendirme yolunda önemli bir adım atar. Bugün, askerî okullarda eğitim gören öğrencilerin maaş alıp almadığı sorusu, yalnızca finansal bir konu olmanın ötesindedir. Bu soru, aynı zamanda eğitimin anlamını, öğrenciye sağlanan destek sistemlerini ve bu sistemlerin öğrencinin gelişimine nasıl katkıda bulunduğunu sorgulatan önemli bir sorudur. Öğrenme teorilerinin ve pedagojik yaklaşımların ışığında, MSÜ (Milli Savunma Üniversitesi) öğrencilerinin maaş alıp almadığı…
Yorum Bırak