İçeriğe geç

Mutluluğun tanımı nedir felsefe ?

Mutluluğun Tanımı Nedir Felsefe?

Herkese merhaba! Bugün felsefi bir yolculuğa çıkacağız. Ama merak etmeyin, bu yolculuk dağlar, vadiler falan değil, biraz daha gündelik bir tonda olacak. Yani, “Mutluluğun tanımı nedir felsefe?” diye soruyorum ama size muhtemelen “Ne var yani, işte pizza yediğinde mutlu oluyorum” gibi cevaplar gelir. Ama biz, bildiğiniz sıradan bir genç insanın, hayatı fazla düşünen, bazen espri yapmaya çalışan ama derin düşüncelere dalan halini alacağız. Hazırsanız, mutlu olmaya başladığınız anı ararken bir yandan da felsefeye nasıl kafa yorabileceğimize dair bir keşif yapalım.

Mutluluk, Çoğu Zaman Tam Olarak Nerede?

İzmir’de bir kafe, kahve içiyorum, güneş güzel güzel vuruyor… Ah, evet, mutlu oluyorum işte! “Mutluluk demek, güneşin vurduğu, kahvenin dibini gördüğün an demek, değil mi?” diye düşünüyordum ki, birden iç sesim devreye girdi:

İç Ses: “Bence burada başka bir şey var. Yani, sen gerçekten mutlu musun, yoksa sadece anlık rahatlamanın tadını mı çıkarıyorsun?”

Benim gibi bir insan için bu tür sorular genellikle sürpriz değil. Çünkü iç sesim hep “Ya da bu işin felsefi bir boyutu vardır” diye kafa karıştırır. İşin garip yanı, bazen gerçekten bu soruya cevap veremiyorum. Ama olsun, kahvemi yudumlamaya devam ederken şunu fark ediyorum: Mutluluk, bana göre anlık bir his ama aynı zamanda bir yaşam tarzı. O an, güneş ışığı, kahve ve birkaç arkadaşım olduğu için mutlu oluyorum. Ama derinlerde bir yerlerde, hayatın anlamını sorgulayan bir ben var, evet.

Felsefe, Mutluluğun Peşinden Koşuyor

Felsefe dediğimiz şey, her şeyin mantıklı bir şekilde açıklanmasını isteyen o garip insan topluluğudur. Yani biz… Evet, felsefe tarihi boyunca, “mutluluk nedir?” diye soranlardan biri de ben olabilirim. Antik Yunan’dan başlayarak, bütün filozoflar bu soruyu sormuşlar. Sokrat’tan Aristoteles’e, Epikür’den Kant’a kadar herkes bu konuda kafa patlatmış.

Sokrat: “Mutluluk, erdemli bir yaşam sürmekle elde edilir.”

Aristoteles: “Mutluluk, insanın amacına ulaşmasıdır. Yani en iyi versiyonunu ortaya koymaktır.”

Epikür: “Beni mutlu eden tek şey, huzurlu bir yaşam. Kısacası, aşırıya kaçmadan yemek, içmek ve güzel bir sohbet…”

Kant: “Mutluluk? Kendisinin öznesi değil, evrensel yasaların sonucu olan bir şey.”

Tabii ki, aralarında hiçbirinin şu şekilde konuştuğunu düşünmeyin:

Epikür (gülerek): “Bana göre mutluluk, bir pizza kutusunun içinde ne kadar dilim kaldığıyla ilgilidir.”

Ama bence Epikür’ün söylediklerinde biraz gerçeklik var. Yani, bir dilim pizza ve yanına soğuk bir içecek ne kadar güzel bir şey olabilir ki? Sonuçta, belki de bu kadar basit şeyler aslında “gerçek” mutluluğu tanımlıyor.

Mutluluğun Tanımını Yaparken Neden Hemen Kayboluyorum?

Şimdi şöyle bir şey oluyor. O an mutlu oluyorum ya, pizza ya da güneş ışığıyla ilgili… Ama bir anda başlıyorum düşünmeye. “Peki ya hep bu kadar basit olsa? Mutluluğun tanımını neden bu kadar karmaşık yapıyoruz? Belki de biz insanlar gerçekten, hiç mutlu olamayacak kadar fazla düşünüyoruz. Hani o yüzden ‘Mutluluğun tanımı nedir felsefe?’ gibi sorular sormak zorundayız.”

İç Ses: “Tabii tabii, çünkü senin hayatını tanımlayacak o kadar önemli şey var ki… Hadi bakalım, mutlu olmak için ne gerekiyor?”

Gerçekten de, bir yanda arkadaşımın “Abi mutlu ol, bu kadar düşünme” dediğini duyuyorum, diğer yanda ise derinlemesine sorgulamalarla mutlu olmak için gereklilikleri sıralıyorum.

Arkadaşım (gülerek): “Ya kardeşim, ne yapıyorsun? Gerçekten mutlu musun, yoksa felsefi boyuta mı geçiyoruz?”

Evet, arkadaşım haklı. Ama bir bakıyorsun, insan bir gün pizza yerken, güneşin batışını izlerken, işte o anın tadını çıkarırken mutlu olmuyor da, kendini her an sorgulamaya başladığında “Mutluluk nedir?” diye felsefi düşüncelere dalabiliyor. Bu da aslında bizi sorgulayan bir durum değil mi?

Felsefi Mutluluk ve Günlük Hayat

Hadi, bir de felsefi açıdan bakalım. Eğer mutluluğun tanımını felsefi bir bakış açısıyla yapacak olursak, aslında gündelik hayattaki basit şeyler – mesela arkadaşlarla yapılan kahkaha dolu bir sohbet ya da izlediğiniz bir komedi filmi – mutluluğun tanımını yaratabilir. Ama tabii ki, o anı yakalamaya başladığınızda hemen “Ama ya bu sadece anlık mutluluksa?” diye bir soru çıkıyor karşınıza.

Felsefeciler belki de şu an ‘Gerçekten mutlu muyuz?’ sorusunun cevabını arıyorlardır. Yani, hayatın anlamını bulmak için mutluluğa odaklanmak gerekebilir mi? Ama kimse de şu gerçeği inkar edemez: Hayatın en güzel anları, felsefi soruları değil, gerçekten o anı yaşadığınız zamanlardır.

Sonuçta, Mutluluk Nedir?

Geldiğimiz noktada, mutluluğun tanımını bir şekilde yapamayacağımızı kabul ettim. Ama neden? Çünkü aslında bu, her an değişen bir şey. Anlık olarak güneş ışığının tadını çıkarmak, pizza yemekten zevk almak ya da arkadaşlarla basit bir şaka yapmak… Mutluluk belki de bu kadar basit bir şey işte.

İç Ses: “O zaman niye bu kadar felsefi konuştun ki? Güneş ışığını ve pizzayı kimseyi beklemeden, sadece kendin için kutlamalısın.”

Evet, bazen mutluluğun tanımını çok derin yapmaya çalışınca kayboluyoruz. Bazen, basit bir anın tadını çıkarmak, zaten “mutluluk”tan başka bir şey değildir.

O yüzden felsefi olarak “Mutluluğun tanımı nedir?” diye soranlara şunu söylemek isterim: En büyük mutluluk, “benim” dediğimiz o anların içinde saklı. Kimse sana o anları tarif edemez, çünkü herkesin mutluluğu farklıdır. Ve belki de o mutluluğun ne olduğunu çözmeye çalışırken, aslında en büyük mutluluğu kaçırıyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil giriş