İçeriğe geç

Aza kanaat etmek ne demek ?

Aza kanaat etmek ne demek? Bir ömürlük dersin hikâyesi

Bugün size bir hikâye anlatmak istiyorum. Öyle sıradan bir hikâye değil; sabrın, sevginin, hayallerin ve elindekine razı olmanın nasıl bir ömre şekil verdiğini gösteren bir yaşam hikâyesi… Belki satır aralarında kendinizi bulacaksınız, belki de uzun zamandır unuttuğunuz bir duyguyu hatırlayacaksınız. Çünkü “aza kanaat etmek” sadece bir söz değil; bazen en büyük zenginliğin en küçük şeylerde saklı olduğunu anlamanın adıdır.

İki farklı yol, tek bir hayal: Hasan ve Elif

Hasan, küçük bir kasabada yaşayan, hayalleri büyük ama imkânları sınırlı bir adamdı. Zekâsı ve azmiyle her zaman çözüm arardı. “Ne yapabilirim?” sorusu onun hayat felsefesi olmuştu. Elif ise aynı kasabada, kalbiyle düşünen, çevresindeki herkese dokunan bir kadındı. Onun için mesele neye sahip olduğun değil, o sahip olduklarınla nasıl bir dünya kurduğundu.

İkisi de farklı yollardan yürüdüler ama aynı hayali taşıyorlardı: Küçük bir dükkân açmak ve orada birlikte çalışarak hayatlarını kurmak.

Kısıtlı imkânlar, büyük hedefler

Yıllarca para biriktirdiler. Hasan stratejik davrandı: Gereksiz harcamaları kıstı, yatırım planları yaptı, bütçe tabloları hazırladı. Elif ise daha çok insan ilişkilerine odaklandı: Komşularla dayanışma içinde oldu, takas usulüyle ihtiyaçlarını karşıladı, çevresindeki herkesle dostluklar kurdu. İkisi de farklı yöntemlerle aynı hedefe yürüyordu.

Ancak bir gün beklenmedik bir olay oldu. Birikimlerinin yarısı bir dolandırıcılık sonucu ellerinden gitti. Hayalleri bir anda ellerinden kaymış gibiydi. Hasan günlerce hesap yaptı, planlarını yeniden düzenledi. Elif ise sessizce bahçedeki küçük çiçekleri suladı ve gülümseyerek, “Belki de daha azıyla da mutlu olabiliriz.” dedi.

Gerçek sınav: Aza kanaat etmenin anlamı

O anda Hasan için “aza kanaat etmek” zor bir ders oldu. O hep daha fazlasını hedeflemişti, hep daha çok çalışmıştı. Ama Elif’in bakışları ona başka bir gerçeği gösterdi: Belki de mutluluk, büyük dükkânlar açmakta değil; küçük bir tezgâhta, el emeğiyle yapılan şeyleri gülümseyerek satabilmekteydi.

İşte o gün Hasan ve Elif, kasabanın pazarında küçük bir masa kiraladılar. Ellerindeki sınırlı malzemeyle ev yapımı reçeller, el örgüsü çoraplar ve küçük hediyelikler satmaya başladılar. Başta sadece birkaç müşteri geldi, sonra kulaktan kulağa yayıldı. İnsanlar o tezgâhın etrafında sadece alışveriş yapmak için değil, sohbet etmek, gülümsemek, hayatı hatırlamak için toplanır oldu.

Küçük şeylerin büyüttüğü hayatlar

Zamanla tezgâhları küçük bir dükkâna, dükkânları da bir kasaba markasına dönüştü. Ama Hasan ve Elif hiçbir zaman “daha fazlası” için yarışmadılar. Çünkü artık biliyorlardı: Gerçek zenginlik sahip olduklarında değil, sahip olduklarının kıymetini bilmekteydi.

Elif’in empatik yaklaşımı, insan ilişkilerinin gücünü büyüttü. Hasan’ın stratejik planları, işleri düzenli tutmalarını sağladı. Ve ikisinin hikâyesi, aza kanaat etmenin sadece “azla yetinmek” olmadığını, aksine “azı anlamlı kılmak” olduğunu herkese öğretti.

Modern dünyada unutulan bir erdem

Bugün sosyal medya sayfalarında gösterişli hayatlara, büyük arabalara, lüks tatillere bakarken “daha fazlası”nı istemek çok kolay. Ama belki de Elif’in küçük bahçesindeki çiçekler gibi, gerçek huzur gözümüzün önünde duruyordur. Belki de “aza kanaat etmek” bize sahip olduklarımızla yetinmenin değil, sahip olduklarımızı büyütmenin yolunu gösteriyordur.

Hasan ve Elif’in hikâyesi, aslında hepimizin hikâyesi. Çünkü hepimiz bir şekilde daha fazlasını isterken, elimizdekilerin kıymetini unutuyoruz. Oysa bazen bir tebessüm, bir dostluk, bir kahve fincanı kadar küçük şeyler, en büyük hayallerin yerini alabilir.

Son söz: Az, bazen en çok olandır

Aza kanaat etmek, hayattan vazgeçmek değil; hayatı yeniden tanımlamaktır. Elindekine şükretmek, onu büyütmek, onunla mutlu olmayı öğrenmektir. Tıpkı Hasan ve Elif’in yaptığı gibi…

Şimdi dur ve düşün: Belki de senin de küçük bir “pazar tezgâhın” vardır. Belki o tezgâh bir hayaldir, bir dostluktur, bir aile sofrasıdır. Belki az gibi görünür ama aslında dünyalara bedeldir.

Yorumlarda kendi “aza kanaat etme” hikâyeni paylaş; birlikte hatırlayalım ki bazen en az, en çok olandır.

6 Yorum

  1. Zafer Zafer

    Aza kanaat etmek ne demek ? hakkında yazılan ilk bölüm akıcı, ama bir miktar kısa tutulmuş. Burada eklemek istediğim minik bir not var: Kanaat kelimesinin anlamı nedir? Kanaat kelimesi, elindekinden hoşnut olma ve yetinme anlamlarına gelir . Ayrıca, kanma ve inanma ile de ilişkilendirilir . Kanaat getirmek ve kanaat etmek ne anlama gelir? “Kanaat getirmek” ve “kanaat etmek” ifadeleri farklı anlamlara sahiptir: “Kanaat getirmek” deyimi, kanmak, aklı yatmak ve inanmak anlamlarına gelir . Örnek cümle: “Satış konusunda çoğunluk olumlu kanaat getirdiği için, satmaya karar verdik” . “Kanaat etmek” ise yetinmek anlamında kullanılır .

    • admin admin

      Zafer!

      Fikirlerinizle metin daha derli toplu oldu.

  2. Yıldız Yıldız

    Giriş kısmı bence anlaşılır, ama biraz daha canlı olabilirdi. Bu konuyu düşününce aklıma gelen küçük bir ek var: Aza kelimesi ne anlama geliyor? Aza kelimesinin TDK’ya göre iki anlamı vardır: Üye . Örnek cümle: “Komşu gencine yüz vermemiş, çocuklu bir mahkeme azasıyla evlenmişti” (Reşat Nuri Güntekin). Vücut parçası, organ . Örnek cümle: “Bu vücut, bütün azası kırılmış, birbiri üstüne yığılmış bir külçe hâlinde” (Yakup Kadri Karaosmanoğlu). Kanaat etmek ve kanaat getirmek aynı şey mi? “Kanaat etmek” ve “kanaat getirmek” farklı anlamlara sahiptir: Dolayısıyla, bu iki ifade aynı şeyi ifade etmez.

    • admin admin

      Yıldız!

      Katkınızla metin daha derin oldu.

  3. Mesut Mesut

    Giriş kısmı okuru rahatsız etmiyor, ama ekstra bir şey de hissettirmiyor. Basit bir örnekle ifade etmem gerekirse: Kanaat ve kanaat dönemi arasındaki fark nedir? Kanaat ve kanaat dönemi farklı kavramlardır: Kanaat : Kelime anlamıyla “yetinme” veya “azla yetinme” olarak tanımlanır . İslam kültüründe, Allah’a olan güven ve inanç doğrultusunda daha az harcama yaparak, Allah’ın verdiği rızka şükretmek anlamına gelir . Ayrıca, kişinin çalışıp gayret gösterdikten sonra eline geçen rızka razı olması olarak da değerlendirilir . Kanaat Dönemi : İlk ve orta dereceli okullarda eğitim yarı yılına verilen isimdir . Kanaat : Kelime anlamıyla “yetinme” veya “azla yetinme” olarak tanımlanır .

    • admin admin

      Mesut!

      Katkınızla metin daha akıcı hale geldi, çok değerliydi.

admin için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil giriş